‘‘Türk insanını margarin ile tanıştıran Sana, birbirlerine bağlı, aynı çatı altında ve bir sofra etrafında olmaktan mutluluk duyan köklü bir kültürün temsilcisiydi.‘‘

Mutfakların vazgeçilmezi Sana, 1953 yılında Türk tüketicisi ile tanıştı. 1950'li yıllarda en çok tüketilen yağ türleri olan zeytinyağı ve tereyağın yerini 1953 yılında Sana aldı. Ancak tüketiciyi margarin konusunda bilinçlendirmek gerekiyordu. Sana bu misyonu üstlenerek, margarinin önemi ve bu yeni besin kaynağının yararlarını vurgulamaya başladı. Beslenmenin temelindeki gıda maddesi olan yağın değerini tüketicilerine anlattı. Sana'ya tüketicinin kolay ve nispeten uygun fiyata ulaşması, markanın adının beyinlere kazınmasında büyük rol oynadı.
Sana, piyasaya girdiği ilk dönemlerde Türkiye'de yepyeni bir kavramı sofralara getirdi: "Kahvaltılık Sofra Margarini". Kahvaltı sofralarında kahvaltılık yağa bir yer açarak, diğer yemeklik yağlardan farkını ortaya koydu. Sana'nın modern fabrikasının yarattığı etki, yağda kullanılan süt ve vitaminin yurt dışından getirilmesi tüketici açısından önemliydi. Böylece Sana, tüketicinin mutfaklarındaki yaşamını değiştiren, toplumun beslenmesinde büyük fayda sağlayan bir vitamin kaynağı olmaya başladı.
Sana'nın bugüne kadar gelen kalıcılığının en önemli etkenlerinden biri de toplumsal mesajları oldu. İlk önce vitamin temasını taşıyan Sana, daha sonra anne-çocuk ilişkisinin önemini vurgulayan, "Özen Gösteren Anneler İçin" mesajına dikkat çekti.


Türk insanını margarin ile tanıştıran Sana, birbirlerine bağlı, aynı çatı altında ve bir sofra etrafında olmaktan mutluluk duyan köklü bir kültürün temsilcisiydi. 2003 yılında başlatılan "Yaşasın Yemek Yemek" kampanyasıyla, Sana'nın Türk mutfağına kattığı lezzetlerin altı çizilirken, Türk toplumunda yemek kültürüne verilen önem vurgulandı. Yemek yemenin, sevdiklerimizle yemek sofrasında sevinçlerimizi, kederlerimizi, hayallerimizi, hayattan beklentilerimizi paylaştığımız bir etkinlik olduğu hatırlatıldı. Bu güzel değerleri, lezzet ile birleştiren Sana, yıllardan beri Türk mutfağının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterdi; kültürümüzdeki yemek yeme alışkanlıklarına bir kez daha atıfta bulunuldu.


Türk insanını margarin ile tanıştıran Sana, birbirlerine bağlı, aynı çatı altında ve bir sofra etrafında olmaktan mutluluk duyan köklü bir kültürün temsilcisiydi. 2003 yılında başlatılan "Yaşasın Yemek Yemek" kampanyasıyla, Sana'nın Türk mutfağına kattığı lezzetlerin altı çizilirken, Türk toplumunda yemek kültürüne verilen önem vurgulandı. Yemek yemenin, sevdiklerimizle yemek sofrasında sevinçlerimizi, kederlerimizi, hayallerimizi, hayattan beklentilerimizi paylaştığımız bir etkinlik olduğu hatırlatıldı. Bu güzel değerleri, lezzet ile birleştiren Sana, yıllardan beri Türk mutfağının ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterdi; kültürümüzdeki yemek yeme alışkanlıklarına bir kez daha atıfta bulunuldu.

1952’den beri lezzetin öncüsü Sana şimdi yenilendi! Performansın ve lezzetin habercisi yağ oranı, Sana Klasik pakette %75’e çıkarıldı.Sana Tereyağı Lezzeti ve Ekmeküstü’nün lezzetine lezzet katıldı! Sana, yenilenen Klasik,Tereyağı Lezzeti, Hamurişi ve Ekmeküstü çeşitleriyle tüketicilere ulaşmaya devam ediyor.